hayatın her anında içinde bulunduğun vaziyetin muhakkak daha iyisi ve daha beteri var. ikisi arasında mekik dokursun. fakat hedefin hep arşa çıkmak, kanatlanıp uçabilmek olur. insan tabiatı dibe vurmayı hiçbir zaman hedef olarak görmemiştir. o gelişen olaylar neticesinde meydana gelen üzgün zamanlar, kötü talihler, şanssızlıklar, kısmetsizlikler olarak nitelendirilir. fakat,
- dibin en iyi tarafı daha dibinin olmaması olacaktır.
sen yükseldikçe mutlu olur, kazandıkça ve geliştikçe hep öyle kalacağını zannedersin. basamakları kaçar kaçar çıktığın değil, çıkabiliyor olmanla ilgilenirsin. ancak hızla çıkılan hayat basamakları en tepeden en dibe vurduğunda seni, ölüm kaçınılmaz bir son olarak çıkar karşına. o sebepledir ki,
- (bu yazıyı) okuyabilmeye vesile bir çift göz dünyadaki en büyük nimettir.
aynı zamanda şükür ile tanışmak da öyle. aslına bakarsan koskoca dünya senin. zira fikrin var. istediğinle evrimleştir. alabildiğine uzaklara git, okuyabildiğine oku, anlayabilene anlat. hepsi senin elinde.
bütün kısmetsizliklerin ve kanatlanmaların hepsinin sebebi sensin. karşına çıkan engellere ne kadar cevap veriyor ve ne kadar çözüm bulabiliyorsan o kadar gelişmişsin. soruların doğru yanıtlarını en alakasız yerlerden bulup cevaba ulaşabiliyorsan zekisin, herkese eşit dağılan dünyevi zaman dilimini herkesten daha çok kullanabiliyorsan çalışkansın, bugün karşına çıkan kısmetsizlikleri düşünerek kendini paralamaktan ziyade yarın karşına çıkma ihtimali bulunan kanatlanmalara hazırlanıyorsan ileri görüşlüsün, okumayı sökmüş ve okumaya vakit ayırabiliyorsan gerçekten gören iki göz sahibisin.
bugünün kisvesi altında karşına çıkan tüm zorluklara tahammül edip teşekkür edebildiğin kadar yarın kanatlanmayı hak ediyorsun. tecrübe basit bir meşgale ile elde edilen ve kolayca kazanılan bir sözcük olarak tanımlanmadı hiçbir zaman.
- hak ederek gidenlerden olacaksın. kendine verdiğin ve sana bahşedilen tüm emeği hak ederek gidenlerden.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder