bu tipsiz blog aslında okumayı bilen herkesin okuyabileceği türden bir günlük.
24 Ekim 2016 Pazartesi
26 Haziran 2016 Pazar
8 Mayıs 2016 Pazar
7 Mayıs 2016 Cumartesi
gönül burcum.
umarım yalnızlığımı bile hep seninle beraberken yaşarım biricik mavimsi.
kesinlikle. benim de favorim lüle taşlı iskambil kağıtları. veonlarınesrarı.
- gönül burcum: ucu bucağı belirsiz deryalara müebbeten hapis balık.
yükseleni: yalnızlık.
kesinlikle. benim de favorim lüle taşlı iskambil kağıtları. veonlarınesrarı.
- gönül burcum: ucu bucağı belirsiz deryalara müebbeten hapis balık.
yükseleni: yalnızlık.
26 Nisan 2016 Salı
bencil.
- ben aslen bizi düşünerek bencil bir insan oldum. sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak; nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
tırnak atmaya ta'katim, intihale zerre meylim yok. ikinci cümleyi nazım hikmet yaşatmış. bilmeyenlere izahı borç bilirim.
- hayırlı sabahlar herkese. en çok da sana.
tırnak atmaya ta'katim, intihale zerre meylim yok. ikinci cümleyi nazım hikmet yaşatmış. bilmeyenlere izahı borç bilirim.
- hayırlı sabahlar herkese. en çok da sana.
1 Mart 2016 Salı
şiirden sandık.
- "Ve hemen fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım."
nazım hikmet ran - ne güzel şey hatırlamak seni.
- "İşte tam bu saatlerde bir yara gibidir su
yeni deşilmiş uçlarına sokağın, küçük uçlarında
senin o güneş sarnıcı gözlerin
ölüm yası içindeki bir evde
olmaması gereken bir şey gibi, kırılan bir ayna gibi
bu saatlerde."
cemal süreya - işte tam bu saatlerde.
- "Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil."
cemal süreya - üvercinka.
- "Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler
bilmez ki giden sevgililer, dönmeyecekler
birçok gidenin her biri memnun ki yerinden
birçok seneler geçti dönen yok seferinden."
yahya kemal beyatlı - sessiz gemi.
- "Açma pencereni perdeleri çek
Mona Rosa, seni görmemeliyim
bir bakışın ölmem için yetecek
anla Mona Rosa, ben öteliyim
açma pencereni, perdeleri çek."
sezai karakoç - mona rosa.
- "Ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum, bilemezsin."
attila ilhan - ben sana mecburum.
~ bir şiire bir sigara bile sığdıramıyorum. belki de bundan hep bütün bunlar. ne sigaramın tahammülü var ne de yoksul gönlümün sana. uğruna.
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım."
nazım hikmet ran - ne güzel şey hatırlamak seni.
- "İşte tam bu saatlerde bir yara gibidir su
yeni deşilmiş uçlarına sokağın, küçük uçlarında
senin o güneş sarnıcı gözlerin
ölüm yası içindeki bir evde
olmaması gereken bir şey gibi, kırılan bir ayna gibi
bu saatlerde."
cemal süreya - işte tam bu saatlerde.
- "Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil."
cemal süreya - üvercinka.
- "Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler
bilmez ki giden sevgililer, dönmeyecekler
birçok gidenin her biri memnun ki yerinden
birçok seneler geçti dönen yok seferinden."
yahya kemal beyatlı - sessiz gemi.
- "Açma pencereni perdeleri çek
Mona Rosa, seni görmemeliyim
bir bakışın ölmem için yetecek
anla Mona Rosa, ben öteliyim
açma pencereni, perdeleri çek."
sezai karakoç - mona rosa.
- "Ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum, bilemezsin."
attila ilhan - ben sana mecburum.
~ bir şiire bir sigara bile sığdıramıyorum. belki de bundan hep bütün bunlar. ne sigaramın tahammülü var ne de yoksul gönlümün sana. uğruna.
26 Şubat 2016 Cuma
bir sigaraya üç şiir.
sevgili biricik mavimsi.
bir sigaraya üç şiir sığdıran insanlar tanıyorum. ahbabım.
"bi' gülüşün içimde binlerce lamba yakar."
"şimdi ne yazsan da geçse kalbimin küsü."
ve "ayrılıktan zor belleme ölümü."
kafam gönlümden daha karışık. son zamanlarda birçok mesleğim var ve buna rağmen muhteşem bir boş kalmışlık hissediyorum. kitaplarımın hepsini bitirdim. ders kitaplarım bu dönem ilgimi çekmiyor nedense, oysa pek severdik ders kitaplarını ikimiz de.
~ leyline meyleden nehâra küsülür mü hiç? dünyanın semazenliğini inkâr etmektir bu.
ben küstüm. bir gün bileklerime kuru fasulye sürüp kesmiyorsam bunun tek nedeni bu kadar donanımı memlekete fayda sağlayamadan heba etmek olur. ukalayım, biliyorum. çocukluğumun depresifliği inan daha ağırdı. büyüdüm. ama hâlâ kabullenemiyorum.
"gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor."
anlatılacak yığınla şey var. bir tane de balon. ancak biliyorsun ki, birşairdeğilim.
bazen bir video kesitinde bıraktığım çocukluğumu özlüyorum, gençliğimden ziyade. ağır, aksak ve depresif bir biçimde. iki dörtlük, hafif tempo bi' ritimle.
her neyse. şimdi ne yazarsam yazayım geçmeyecek kalbinin küsü.
hissedemeyen gönlünden öperim. mutlu ve mavi kal. zira mutlu kalmak, mutlu olmaktan daha önemli der hep bir arkadaş, huzura muhtaç.
bir sigaraya üç şiir sığdıran insanlar tanıyorum. ahbabım.
"bi' gülüşün içimde binlerce lamba yakar."
"şimdi ne yazsan da geçse kalbimin küsü."
ve "ayrılıktan zor belleme ölümü."
kafam gönlümden daha karışık. son zamanlarda birçok mesleğim var ve buna rağmen muhteşem bir boş kalmışlık hissediyorum. kitaplarımın hepsini bitirdim. ders kitaplarım bu dönem ilgimi çekmiyor nedense, oysa pek severdik ders kitaplarını ikimiz de.
~ leyline meyleden nehâra küsülür mü hiç? dünyanın semazenliğini inkâr etmektir bu.
ben küstüm. bir gün bileklerime kuru fasulye sürüp kesmiyorsam bunun tek nedeni bu kadar donanımı memlekete fayda sağlayamadan heba etmek olur. ukalayım, biliyorum. çocukluğumun depresifliği inan daha ağırdı. büyüdüm. ama hâlâ kabullenemiyorum.
"gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor."
anlatılacak yığınla şey var. bir tane de balon. ancak biliyorsun ki, birşairdeğilim.
bazen bir video kesitinde bıraktığım çocukluğumu özlüyorum, gençliğimden ziyade. ağır, aksak ve depresif bir biçimde. iki dörtlük, hafif tempo bi' ritimle.
her neyse. şimdi ne yazarsam yazayım geçmeyecek kalbinin küsü.
hissedemeyen gönlünden öperim. mutlu ve mavi kal. zira mutlu kalmak, mutlu olmaktan daha önemli der hep bir arkadaş, huzura muhtaç.
26 Ocak 2016 Salı
transkript hediyesi.
~ sevgili biricik mavimsi,
sana klişe günlük kelimeleri ile başlamayı çok samimiyetsiz buluyorum. o sebeple direkt günümden bir kesiti anlatacağım:
bugün annemin bana okuldaki muhteşem performansım üzerine ortaya çıkan transkriptime ithafen aldığı transkript hediyesi yeni kitaplığım geldi. evdeki bütün kitaplarımı bir araya getirip rafta birleştirince ne kadar çok olduklarını fark ettim. bu yüzden artık kitaplığımın nasıl cebime sığmadığına şaşırmıyorum. bir de, bir yayınevi kitaplarının başlarına hep "iyi ki kitaplar var..." yazıyor. ben de her seferinde o yazının altına "iyi ki..." yazıyorum. kitaplarla insanlardan daha güzel anlaşıyorum, lütfen kişisel algılama.
iyi sabahlar, seni birçok şeyden daha çok seviyorum.
not: sen kim, bilmiyorum.
sana klişe günlük kelimeleri ile başlamayı çok samimiyetsiz buluyorum. o sebeple direkt günümden bir kesiti anlatacağım:
bugün annemin bana okuldaki muhteşem performansım üzerine ortaya çıkan transkriptime ithafen aldığı transkript hediyesi yeni kitaplığım geldi. evdeki bütün kitaplarımı bir araya getirip rafta birleştirince ne kadar çok olduklarını fark ettim. bu yüzden artık kitaplığımın nasıl cebime sığmadığına şaşırmıyorum. bir de, bir yayınevi kitaplarının başlarına hep "iyi ki kitaplar var..." yazıyor. ben de her seferinde o yazının altına "iyi ki..." yazıyorum. kitaplarla insanlardan daha güzel anlaşıyorum, lütfen kişisel algılama.
iyi sabahlar, seni birçok şeyden daha çok seviyorum.
not: sen kim, bilmiyorum.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)