keşke yuvarlak yeşil saksıda gezinen kırmızı bir balık olsaydım.
bazen hayattan tek beklentim kendi halinde bir meczup gibi yaşamak oluyor. bu kadar akıllı kişilerin içinde aklı olmayana bu husus özellikle lütfedilmiş gibi geliyor.
- insan olarak yaşamak insanı genelde yoruyor.
bu tipsiz blog aslında okumayı bilen herkesin okuyabileceği türden bir günlük.
14 Ekim 2019 Pazartesi
13 Ekim 2019 Pazar
kovalamaca.
not: bu entry herhangi bir reklam yahut sponsorluk içermemektedir. keşke içerse.
not2: kadın hakları savunucusu falan değilim, yerine göre genel olarak hakkı konuşmayı tercih ederim.
çağımızda iki çeşit güruh var.
birincisi gratis'te indirim kovalayan güruh.
ikincisi gratis'te indirim kovalayanları kovalayan güruh.
birinci güruh içerisinde oldukça istinai kimseler barındıran enteresan bir grup. tartışırsak hayli uzun sürer. o sebeple o konuya hiç girmeyeceğim.
ikinci güruh özellikle birçok şeyi bildiğini zanneden kuul kimselermiş gibi geçinen bireylerden oluşuyor. insan fikirlerini yererek tartışmayı ben de severim, tartışmaya hararet getirir. hakikati daha kolay ortaya çıkarırsınız. fakat bu kuul kesim aşırı basit geliyor bana. karşısındaki fikrin ponçiklikten ibaret olduğundan, yetiştireceği çocuktan memlekete hayır gelemeyeceğinden, çoluğun çocuğun rızkını kişisel bakım ürünlerine tercih ettiğinden bahisle sürekli hayıflayan bir kitle.
hangi tip kadının daha makbul olacağını tartışmak haddim olmamakla birlikte, soruyorum size, indirim kovalamadan alanı daha mı makbul?
- günümüz türkiye'sinde makyaj yapmayan yahut herhangi bir kişisel bakım ürünü kullanmayan kadının mevcudiyeti de meçhul. o sebeple istisnaen bu grubu teşkil eden bireylerin bir güruh oluşturamayacağı kanaatiyle sınıflandırma yapmıyorum.
düşünün ki, gratis'te çalışan bir kadının herhangi bir indirim kovalamasına hacet yoktur. birinci güruha istisna teşkil eder mi? indirim kovalamamasına da hacet yoktur zira her ürün her zaman elinin altındadır. makbul geçer mi?
hasılı, geçmişte olduğu gibi kadının edep/ahlâk ile sınırlama ve sınıflama yapıldığı, erkeğin dizinin eskimesiyle, yamasıyla veya alnının iziyle kalite tespiti gerçekleştirildiği günler bugün yok.
kardeşin dünyanın en kötü insanı olabilir. çekinmeden yüz çevirebilirsin. yadsınmaz. zira siz seçmediniz. fakat eşiniz için aynı fikri savunamayız. doğrusu aynı lükse sahip değiliz. kim olacağı hususunda takdir tamamen sizin ellerinizde. yanlış kişi olduğunu düşünüyorsanız nikah masasında bile kalkıp gidebilirsiniz. onu bütün kötülüklerine rağmen kabul ettikten sonra yüz çevirirseniz şayet olanlardan tek sorumlu eşiniz olmayacaktır. aynı zamanda yanlış kişiyi tercih etmiş olmanız münasebetiyle size de kusur atfedilebilir.
- sanırımboşanmaavukatıolacağım.
~ bu aralar Shakespeare'in Kral Lear'ini okuyorum, mutluyum. ha bir de, ayıklanmış narı dolapta soğuttum yazarken de okurken de yiyom çogzel.
özetle, bu entryde ben ne yaptım? gratis'te indirim kovalayanları kovalayan güruhu kovaladım. neden? çünkü asıl kuul benim. istikamet gökyüzü, dağılın marş marş.
not2: kadın hakları savunucusu falan değilim, yerine göre genel olarak hakkı konuşmayı tercih ederim.
çağımızda iki çeşit güruh var.
birincisi gratis'te indirim kovalayan güruh.
ikincisi gratis'te indirim kovalayanları kovalayan güruh.
birinci güruh içerisinde oldukça istinai kimseler barındıran enteresan bir grup. tartışırsak hayli uzun sürer. o sebeple o konuya hiç girmeyeceğim.
ikinci güruh özellikle birçok şeyi bildiğini zanneden kuul kimselermiş gibi geçinen bireylerden oluşuyor. insan fikirlerini yererek tartışmayı ben de severim, tartışmaya hararet getirir. hakikati daha kolay ortaya çıkarırsınız. fakat bu kuul kesim aşırı basit geliyor bana. karşısındaki fikrin ponçiklikten ibaret olduğundan, yetiştireceği çocuktan memlekete hayır gelemeyeceğinden, çoluğun çocuğun rızkını kişisel bakım ürünlerine tercih ettiğinden bahisle sürekli hayıflayan bir kitle.
hangi tip kadının daha makbul olacağını tartışmak haddim olmamakla birlikte, soruyorum size, indirim kovalamadan alanı daha mı makbul?
- günümüz türkiye'sinde makyaj yapmayan yahut herhangi bir kişisel bakım ürünü kullanmayan kadının mevcudiyeti de meçhul. o sebeple istisnaen bu grubu teşkil eden bireylerin bir güruh oluşturamayacağı kanaatiyle sınıflandırma yapmıyorum.
düşünün ki, gratis'te çalışan bir kadının herhangi bir indirim kovalamasına hacet yoktur. birinci güruha istisna teşkil eder mi? indirim kovalamamasına da hacet yoktur zira her ürün her zaman elinin altındadır. makbul geçer mi?
hasılı, geçmişte olduğu gibi kadının edep/ahlâk ile sınırlama ve sınıflama yapıldığı, erkeğin dizinin eskimesiyle, yamasıyla veya alnının iziyle kalite tespiti gerçekleştirildiği günler bugün yok.
kardeşin dünyanın en kötü insanı olabilir. çekinmeden yüz çevirebilirsin. yadsınmaz. zira siz seçmediniz. fakat eşiniz için aynı fikri savunamayız. doğrusu aynı lükse sahip değiliz. kim olacağı hususunda takdir tamamen sizin ellerinizde. yanlış kişi olduğunu düşünüyorsanız nikah masasında bile kalkıp gidebilirsiniz. onu bütün kötülüklerine rağmen kabul ettikten sonra yüz çevirirseniz şayet olanlardan tek sorumlu eşiniz olmayacaktır. aynı zamanda yanlış kişiyi tercih etmiş olmanız münasebetiyle size de kusur atfedilebilir.
- sanırımboşanmaavukatıolacağım.
~ bu aralar Shakespeare'in Kral Lear'ini okuyorum, mutluyum. ha bir de, ayıklanmış narı dolapta soğuttum yazarken de okurken de yiyom çogzel.
özetle, bu entryde ben ne yaptım? gratis'te indirim kovalayanları kovalayan güruhu kovaladım. neden? çünkü asıl kuul benim. istikamet gökyüzü, dağılın marş marş.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)