ben bi' kanguru'yum.
en sevdiğim hayvan: penguen.
bu bi' ying ve yang değil. kang ve peng.
bu tipsiz blog aslında okumayı bilen herkesin okuyabileceği türden bir günlük.
21 Aralık 2019 Cumartesi
14 Ekim 2019 Pazartesi
kırmızı balık.
keşke yuvarlak yeşil saksıda gezinen kırmızı bir balık olsaydım.
bazen hayattan tek beklentim kendi halinde bir meczup gibi yaşamak oluyor. bu kadar akıllı kişilerin içinde aklı olmayana bu husus özellikle lütfedilmiş gibi geliyor.
- insan olarak yaşamak insanı genelde yoruyor.
bazen hayattan tek beklentim kendi halinde bir meczup gibi yaşamak oluyor. bu kadar akıllı kişilerin içinde aklı olmayana bu husus özellikle lütfedilmiş gibi geliyor.
- insan olarak yaşamak insanı genelde yoruyor.
13 Ekim 2019 Pazar
kovalamaca.
not: bu entry herhangi bir reklam yahut sponsorluk içermemektedir. keşke içerse.
not2: kadın hakları savunucusu falan değilim, yerine göre genel olarak hakkı konuşmayı tercih ederim.
çağımızda iki çeşit güruh var.
birincisi gratis'te indirim kovalayan güruh.
ikincisi gratis'te indirim kovalayanları kovalayan güruh.
birinci güruh içerisinde oldukça istinai kimseler barındıran enteresan bir grup. tartışırsak hayli uzun sürer. o sebeple o konuya hiç girmeyeceğim.
ikinci güruh özellikle birçok şeyi bildiğini zanneden kuul kimselermiş gibi geçinen bireylerden oluşuyor. insan fikirlerini yererek tartışmayı ben de severim, tartışmaya hararet getirir. hakikati daha kolay ortaya çıkarırsınız. fakat bu kuul kesim aşırı basit geliyor bana. karşısındaki fikrin ponçiklikten ibaret olduğundan, yetiştireceği çocuktan memlekete hayır gelemeyeceğinden, çoluğun çocuğun rızkını kişisel bakım ürünlerine tercih ettiğinden bahisle sürekli hayıflayan bir kitle.
hangi tip kadının daha makbul olacağını tartışmak haddim olmamakla birlikte, soruyorum size, indirim kovalamadan alanı daha mı makbul?
- günümüz türkiye'sinde makyaj yapmayan yahut herhangi bir kişisel bakım ürünü kullanmayan kadının mevcudiyeti de meçhul. o sebeple istisnaen bu grubu teşkil eden bireylerin bir güruh oluşturamayacağı kanaatiyle sınıflandırma yapmıyorum.
düşünün ki, gratis'te çalışan bir kadının herhangi bir indirim kovalamasına hacet yoktur. birinci güruha istisna teşkil eder mi? indirim kovalamamasına da hacet yoktur zira her ürün her zaman elinin altındadır. makbul geçer mi?
hasılı, geçmişte olduğu gibi kadının edep/ahlâk ile sınırlama ve sınıflama yapıldığı, erkeğin dizinin eskimesiyle, yamasıyla veya alnının iziyle kalite tespiti gerçekleştirildiği günler bugün yok.
kardeşin dünyanın en kötü insanı olabilir. çekinmeden yüz çevirebilirsin. yadsınmaz. zira siz seçmediniz. fakat eşiniz için aynı fikri savunamayız. doğrusu aynı lükse sahip değiliz. kim olacağı hususunda takdir tamamen sizin ellerinizde. yanlış kişi olduğunu düşünüyorsanız nikah masasında bile kalkıp gidebilirsiniz. onu bütün kötülüklerine rağmen kabul ettikten sonra yüz çevirirseniz şayet olanlardan tek sorumlu eşiniz olmayacaktır. aynı zamanda yanlış kişiyi tercih etmiş olmanız münasebetiyle size de kusur atfedilebilir.
- sanırımboşanmaavukatıolacağım.
~ bu aralar Shakespeare'in Kral Lear'ini okuyorum, mutluyum. ha bir de, ayıklanmış narı dolapta soğuttum yazarken de okurken de yiyom çogzel.
özetle, bu entryde ben ne yaptım? gratis'te indirim kovalayanları kovalayan güruhu kovaladım. neden? çünkü asıl kuul benim. istikamet gökyüzü, dağılın marş marş.
not2: kadın hakları savunucusu falan değilim, yerine göre genel olarak hakkı konuşmayı tercih ederim.
çağımızda iki çeşit güruh var.
birincisi gratis'te indirim kovalayan güruh.
ikincisi gratis'te indirim kovalayanları kovalayan güruh.
birinci güruh içerisinde oldukça istinai kimseler barındıran enteresan bir grup. tartışırsak hayli uzun sürer. o sebeple o konuya hiç girmeyeceğim.
ikinci güruh özellikle birçok şeyi bildiğini zanneden kuul kimselermiş gibi geçinen bireylerden oluşuyor. insan fikirlerini yererek tartışmayı ben de severim, tartışmaya hararet getirir. hakikati daha kolay ortaya çıkarırsınız. fakat bu kuul kesim aşırı basit geliyor bana. karşısındaki fikrin ponçiklikten ibaret olduğundan, yetiştireceği çocuktan memlekete hayır gelemeyeceğinden, çoluğun çocuğun rızkını kişisel bakım ürünlerine tercih ettiğinden bahisle sürekli hayıflayan bir kitle.
hangi tip kadının daha makbul olacağını tartışmak haddim olmamakla birlikte, soruyorum size, indirim kovalamadan alanı daha mı makbul?
- günümüz türkiye'sinde makyaj yapmayan yahut herhangi bir kişisel bakım ürünü kullanmayan kadının mevcudiyeti de meçhul. o sebeple istisnaen bu grubu teşkil eden bireylerin bir güruh oluşturamayacağı kanaatiyle sınıflandırma yapmıyorum.
düşünün ki, gratis'te çalışan bir kadının herhangi bir indirim kovalamasına hacet yoktur. birinci güruha istisna teşkil eder mi? indirim kovalamamasına da hacet yoktur zira her ürün her zaman elinin altındadır. makbul geçer mi?
hasılı, geçmişte olduğu gibi kadının edep/ahlâk ile sınırlama ve sınıflama yapıldığı, erkeğin dizinin eskimesiyle, yamasıyla veya alnının iziyle kalite tespiti gerçekleştirildiği günler bugün yok.
kardeşin dünyanın en kötü insanı olabilir. çekinmeden yüz çevirebilirsin. yadsınmaz. zira siz seçmediniz. fakat eşiniz için aynı fikri savunamayız. doğrusu aynı lükse sahip değiliz. kim olacağı hususunda takdir tamamen sizin ellerinizde. yanlış kişi olduğunu düşünüyorsanız nikah masasında bile kalkıp gidebilirsiniz. onu bütün kötülüklerine rağmen kabul ettikten sonra yüz çevirirseniz şayet olanlardan tek sorumlu eşiniz olmayacaktır. aynı zamanda yanlış kişiyi tercih etmiş olmanız münasebetiyle size de kusur atfedilebilir.
- sanırımboşanmaavukatıolacağım.
~ bu aralar Shakespeare'in Kral Lear'ini okuyorum, mutluyum. ha bir de, ayıklanmış narı dolapta soğuttum yazarken de okurken de yiyom çogzel.
özetle, bu entryde ben ne yaptım? gratis'te indirim kovalayanları kovalayan güruhu kovaladım. neden? çünkü asıl kuul benim. istikamet gökyüzü, dağılın marş marş.
20 Temmuz 2019 Cumartesi
hak ederek gidenler.
hayatın her anında içinde bulunduğun vaziyetin muhakkak daha iyisi ve daha beteri var. ikisi arasında mekik dokursun. fakat hedefin hep arşa çıkmak, kanatlanıp uçabilmek olur. insan tabiatı dibe vurmayı hiçbir zaman hedef olarak görmemiştir. o gelişen olaylar neticesinde meydana gelen üzgün zamanlar, kötü talihler, şanssızlıklar, kısmetsizlikler olarak nitelendirilir. fakat,
- dibin en iyi tarafı daha dibinin olmaması olacaktır.
sen yükseldikçe mutlu olur, kazandıkça ve geliştikçe hep öyle kalacağını zannedersin. basamakları kaçar kaçar çıktığın değil, çıkabiliyor olmanla ilgilenirsin. ancak hızla çıkılan hayat basamakları en tepeden en dibe vurduğunda seni, ölüm kaçınılmaz bir son olarak çıkar karşına. o sebepledir ki,
- (bu yazıyı) okuyabilmeye vesile bir çift göz dünyadaki en büyük nimettir.
aynı zamanda şükür ile tanışmak da öyle. aslına bakarsan koskoca dünya senin. zira fikrin var. istediğinle evrimleştir. alabildiğine uzaklara git, okuyabildiğine oku, anlayabilene anlat. hepsi senin elinde.
bütün kısmetsizliklerin ve kanatlanmaların hepsinin sebebi sensin. karşına çıkan engellere ne kadar cevap veriyor ve ne kadar çözüm bulabiliyorsan o kadar gelişmişsin. soruların doğru yanıtlarını en alakasız yerlerden bulup cevaba ulaşabiliyorsan zekisin, herkese eşit dağılan dünyevi zaman dilimini herkesten daha çok kullanabiliyorsan çalışkansın, bugün karşına çıkan kısmetsizlikleri düşünerek kendini paralamaktan ziyade yarın karşına çıkma ihtimali bulunan kanatlanmalara hazırlanıyorsan ileri görüşlüsün, okumayı sökmüş ve okumaya vakit ayırabiliyorsan gerçekten gören iki göz sahibisin.
bugünün kisvesi altında karşına çıkan tüm zorluklara tahammül edip teşekkür edebildiğin kadar yarın kanatlanmayı hak ediyorsun. tecrübe basit bir meşgale ile elde edilen ve kolayca kazanılan bir sözcük olarak tanımlanmadı hiçbir zaman.
- hak ederek gidenlerden olacaksın. kendine verdiğin ve sana bahşedilen tüm emeği hak ederek gidenlerden.
- dibin en iyi tarafı daha dibinin olmaması olacaktır.
sen yükseldikçe mutlu olur, kazandıkça ve geliştikçe hep öyle kalacağını zannedersin. basamakları kaçar kaçar çıktığın değil, çıkabiliyor olmanla ilgilenirsin. ancak hızla çıkılan hayat basamakları en tepeden en dibe vurduğunda seni, ölüm kaçınılmaz bir son olarak çıkar karşına. o sebepledir ki,
- (bu yazıyı) okuyabilmeye vesile bir çift göz dünyadaki en büyük nimettir.
aynı zamanda şükür ile tanışmak da öyle. aslına bakarsan koskoca dünya senin. zira fikrin var. istediğinle evrimleştir. alabildiğine uzaklara git, okuyabildiğine oku, anlayabilene anlat. hepsi senin elinde.
bütün kısmetsizliklerin ve kanatlanmaların hepsinin sebebi sensin. karşına çıkan engellere ne kadar cevap veriyor ve ne kadar çözüm bulabiliyorsan o kadar gelişmişsin. soruların doğru yanıtlarını en alakasız yerlerden bulup cevaba ulaşabiliyorsan zekisin, herkese eşit dağılan dünyevi zaman dilimini herkesten daha çok kullanabiliyorsan çalışkansın, bugün karşına çıkan kısmetsizlikleri düşünerek kendini paralamaktan ziyade yarın karşına çıkma ihtimali bulunan kanatlanmalara hazırlanıyorsan ileri görüşlüsün, okumayı sökmüş ve okumaya vakit ayırabiliyorsan gerçekten gören iki göz sahibisin.
bugünün kisvesi altında karşına çıkan tüm zorluklara tahammül edip teşekkür edebildiğin kadar yarın kanatlanmayı hak ediyorsun. tecrübe basit bir meşgale ile elde edilen ve kolayca kazanılan bir sözcük olarak tanımlanmadı hiçbir zaman.
- hak ederek gidenlerden olacaksın. kendine verdiğin ve sana bahşedilen tüm emeği hak ederek gidenlerden.
18 Nisan 2019 Perşembe
ile yüksekova.
- parliament cigarası, komando taburunda bölük içtiması, senatör köpek, doldur-boşalt istasyonu, on adet mazgal, sayısı belirsiz mühimmat, öğle vakti gündoğdu marşı'yla yemeğe giden bir grup mehmetçik, dörtten fazla hayvana isim konulunca isimler unutulduğundan ismi olmayan tavşan ve yakup kadri karaosmanoğlu'nun sodom ve gomore'si ile hakkâri/yüksekova.
- "biz buradan ayrılsak Hakk bize küser,
mayası Türklerle karılan dağlar..."
- "biz buradan ayrılsak Hakk bize küser,
mayası Türklerle karılan dağlar..."
7 Şubat 2019 Perşembe
mütefekkir.
- kendime vakit ayırabildiğim zamanlarda kendime hiç vakit ayıramıyorum.
- koskoca bir hayat tefekkürle geçti. benibanabırakmayın.
- koskoca bir hayat tefekkürle geçti. benibanabırakmayın.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)