1 Mart 2016 Salı

şiirden sandık.

- "Ve hemen fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım."

nazım hikmet ran - ne güzel şey hatırlamak seni.

- "İşte tam bu saatlerde bir yara gibidir su
yeni deşilmiş uçlarına sokağın, küçük uçlarında
senin o güneş sarnıcı gözlerin
ölüm yası içindeki bir evde
olmaması gereken bir şey gibi, kırılan bir ayna gibi
bu saatlerde."

cemal süreya - işte tam bu saatlerde.

- "Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil."

cemal süreya - üvercinka.

- "Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler
bilmez ki giden sevgililer, dönmeyecekler
birçok gidenin her biri memnun ki yerinden
birçok seneler geçti dönen yok seferinden."

yahya kemal beyatlı - sessiz gemi.

- "Açma pencereni perdeleri çek
Mona Rosa, seni görmemeliyim
bir bakışın ölmem için yetecek
anla Mona Rosa, ben öteliyim
açma pencereni, perdeleri çek."

sezai karakoç - mona rosa.

- "Ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum, bilemezsin."

attila ilhan - ben sana mecburum.

~ bir şiire bir sigara bile sığdıramıyorum. belki de bundan hep bütün bunlar. ne sigaramın tahammülü var ne de yoksul gönlümün sana. uğruna.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder